Toi GaleriProjelerAtölyeler
Open Calls
About CA

Şahmeran




dkdkeke


















































































“Şahmeran"

Toİ  “bir hissi parlatmak için”

2026

Taş/kağıt/kumaş/ip/akrilik/suluboya

'Şahmaran’ı işlerken, onun hikâyesini yalnızca kadim bir efsane olarak değil, bugün hâlâ içimizde titreşen bir hafıza olarak düşündüm. Kumaşı, iğneyi ve ipliği seçmem tesadüf değil; bu malzemeler, kuşaklar boyunca kadınların sessizce aktardığı bilgeliğin ve emeğin taşıyıcısı. Şahmaran’ın bedenini bu dil aracılığıyla yeniden kurarken, onun aşk, bağlılık ve bütünlük adına ödediği ağır bedeli de görünür kılmak istedim. Göğsündeki kalp hem bir yara izi hem de bir ışık: Kadının tarihsel varoluşunda bastırılsa da sönmeyen, yön değiştirse de yok olmayan o güçlü potansiyelin izi. Aynı iz potansiyelin nerede durduğunu, nereye aktığını ve bugün nasıl yeniden tahayyül edilebileceğini sormaya açılıyor.’  Berna Yangın





































































Berna Yangın Sivas’ta doğdu. Sanat yolculuğuna Ankara’da başladı; üç yıl Hacettepe Üniversitesi Heykel Bölümü’nde okuduktan sonra Gazi Üniversitesi Resim Öğretmenliği Bölümü’nden mezun oldu. Yüksek lisansını ise Cumhuriyet Üniversitesi Sosyoloji Bölümü’nde tamamladı.
Yıllar içinde farklı dergiler için vinyet ve karikatürler çizdi, birçok karma ve kişisel sergileri oldu. Aynı zamanda pek çok çocuk kitabını resimleyerek hayal dünyasını küçük okurlarla paylaştı.
Bugün ise 13 yıldır resim öğretmeni olarak hem üretmeye hem de öğrencilere ilham vermeye devam ediyor.
























Şahmeran, gövdesinin üst kısmı insan alt kısmı yılan olarak tasvir edilen, bilgeliği ve şifayı temsil eden efsanevi bir varlıktır. Anadolu ve Ortadoğu anlatılarında “yılanların şahı” olarak bilinir. Rivayete göre fakir bir oduncunun oğlu olan Cemşab, arkadaşları tarafından bal dolu bir mağarada terk edilir. Mağarada bulduğu gizli bir geçitten ilerleyerek Şahmeran’ın yaşadığı, yılanlarla ve eşsiz bitkilerle dolu yeraltı bahçesine ulaşır. Cemşab burada uzun yıllar yaşar; Şahmeran’dan şifa, tıp ve doğa bilgisi öğrenir. Yeryüzüne dönmek istediğinde ise Şahmeran ona güvenerek gitmesine izin verir ve yerini kimseye söylememesini ister.
Yıllar sonra kral ağır bir hastalığa yakalanır. Vezir, Şahmeran’ı gören kişinin bedeninde pullar oluşacağını söyleyerek halkı hamamlarda kontrol ettirir ve Cemşab ortaya çıkar. Bunun üzerine Şahmeran’ın yeri öğrenilir. Yakalandığında, bedeninin nasıl kullanılacağını kendisi söyler: etinin şifa vereceğini, suyunun ise zehir olacağını anlatır. Sonunda padişah iyileşir, vezir ölür. Cemşab ise Şahmeran’dan öğrendiği bilgilerle büyük bir hekime dönüşür; bazı anlatılarda onun Lokman Hekim olduğu söylenir. Anadolu’da Şahmeran figürü bugün hâlâ bereket, koruyuculuk ve gizli bilgelikle ilişkilendirilir.